HAKKIMDA

Başarısızlık en büyük tecrübeyken, başka biri tarafından övülmek insan için büyük kötülüktür.

Üniversiteye başladığımda başarının iyi bir işe girmek, düzenli bir gelir elde etmek, ve muhtaç olmamak olduğunu sanırdım. Gerçekten de memur bir ülkede, memur bir ailenin çocuğu olarak, bunlarla mutlu olmak gerekti. İşe kabul edildiğim ilk gün içimden şöyle düşünmüştüm: “20 yıldır okuyorum ve her şey bunun içindi, başardım!” Ford Otosan‘da Kalibrasyon ve Kontrol Mühendisi olarak başlayan iş hayatımda, beni mutlu edenin bunların hiçbiri olduğunu anlamam 1 yılıma mal oldu. İyi gelir, üst düzey yan haklar ve toplum tarafından takdir görmek, başarı tatmini sağlamıyordu. Diğer Y jenerasyonu akranlarım gibi, sıkça iş değiştirmek, ailenin gittiği yolda gitmemek ve başarıya hemen ulaşma düşüncesi aklımı çeliyordu.


Mar 2015 Graph 2

Y Jenerasyonunun iş değiştirme sıklığının diğerleriyle kıyaslaması – kaynak: Eddy Ng


Bunun üzerine ticareti öğrenmeye karar verdim, Kapalıçarşı’da kuyumcuda hem çıraklık, hem de kurumsal ilişkiler üzerine 6 ay çalıştım. O yıllarda “girişkenlik”le aynı şey olduğunu sandığım “girişimcilik” üzerine okumaya başladım. İş geliştirme, iş modeli bulma/yaratma ve şirket yapıları üzerine düşünmeye başladım. Para kazanmak için bir diğer yol da insanların problemlerini çözmek olduğunu anladım. Çözdüğü problem ne kadar büyükse, iş modeli de o kadar sağlam oluyordu. Kuyumcuda çalışırken yüzük modellerinin üretim sürecinin çok uzun ve çok maliyetli olduğunu gördüm. 3D yazıcılarla tanışmam böyle başladı.


Masaüstü devrimi başladı!

20. yüzyıl aynı kalıptan çıkma binlerce ürünün hızlı ve verimli şekilde üretildiği “kütlesel üretim” dönemiydi. 21. yüzyıl ise ürünün kişiselleştirilebildiği, kişinin ihtiyacını tam olarak karşılayabilen özgün ürünlerin ortaya koyulduğu bir yüzyıl olarak hatırlanacak.  Ben bu yeni dönemi kişisel bilgisayarlardan kişisel üretime geçilen “masaüstü devrimi” olarak adlandırıyorum.


3D yazıcıların tek başına bir iş modeli olduğu yanılgısına kapıldım. O gün elimde 500.000 TL olsa tamamını 3D yazıcı mağazası açmaya harcayacaktım. Oysa 3D yazıcılar pek çok problem çözmekle birlikte, büyük bir resmin ancak tamamlayıcı unsuru olabilirdi. Maker hareketi ile tanışmam da bu düşüncelerin sonucunda gerçekleşti. Maker hareketi pek çok disiplinin bir arada yer aldığı bir takım sporu!

Günlük hayatta da girişimcilik!

Sanayide 3D yazıcıların kullanılması için mevcut çözümlerin yeterli olmadığını görüp, Başka Boyut’u Teknogirişim Sermaye Desteği ile kurdum. Başka Boyut, arkadaşım Can Danagöz ile Mayıs 2015’ten beri pek çok başarısızlık hikayesiyle yürüyor, öğretiyor. İş hayatı ve iş modelleri üzerine düşünmeye ve araştırmaya başladığımdan beri “girişimcilik kasları”mı kuvvetlendirdim, artık günlük işlerimi bile girişimci bakış açısıyla hallediyorum. Her şey net, anlaşılabilir, sorun çözen ve çözüm odaklı olmalı!

Maker hareketi, girişimcilik, yalın girişim üzerine okumalar ve Nevzat Arman’la yürüttüğümüz Cubinter projesi Özyeğin Üniversitesi ile yolların kesişmesini sağladı. Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Merkezi altında yürüyen Openfab Istanbul‘un yöneticisi olarak halen görev yapıyorum.

İTÜ mezunu Gemi İnşaatı ve Gemi Makinaları Mühendisi olarak başladığım mesleki hayatıma, girişimci maker olarak devam ediyorum. Gemileri seviyorum, ama bireysel üretimin keyfine çoktan vardım. Maker hareketi ve 3D yazıcıların devrim olduğuna inandığım için bu işi yapıyorum. Hobimi meslek edindim. Hedeflerim arasında gemi inşasından gelen teorik bilgimle, hobi projesi olarak su altı robotları yapmak daima hayallerim arasında olacak.

Hayatımda hoşuma giden şeyleri, üç boyutlu yazıcıları, girişimcilik ve maker hareketi ile ilgili paylaşımlarımı takip etmek için beni sosyal ağlarda takip edebilirsiniz.

twitter: @erdeminanc